ZAHİRÎ SEBEP
Hz. Mûsâ, birgün keyifsizmiş. Zâhîrî bir tedbir ve ilâca da mürâcaat etmiyormuş. Cenâb-ı Hakk: “Ya Mûsâ bin sene bu halde kalsan yine sıhhat ve afiyet kazanamazsın. Zira gizli hikmetlerimle birlikte, bu hastalık için de zahiren bir ilaç yaratmışımdır. Ona tevessül ederek iyi olman gerekir” buyurmuştur.
Evet zâhirî esbâba tevessülümüz şarttır. Fakat te’sîri, Cenâb-ı Hakk’dan, Müsebbibü’l-esbâb’tan bilmek ve ondan gâfil olmamak lâzımdır. Bu suretle esbâba tevessül etmek, teslim ve tevekküle engel değildir.
“Terk-i esbâb değil gerçi bâb;
Bî-müsebbib neye yarar esbâb”[1]
[1] Gülzâr-ı Samini Sohbetler; Hâce Osman Bedruddin Erzurûmî, Ocak 2025 Ankara, Hâcegân Vakfı Yayınları, Sohbet No:25, s.66.
