HİKMET, İNSAN VE İNSAN-I KÂMİL DÖNGÜSÜ
Tasavvuf, zamanın yaşayan insanı kâmilinin haliyle hallenmektir. Çünkü Cenab-ı Hak her an bir iş üzere hay ve diri olunca, zamanın insan-ı kâmilinin sözleri, fiilleri ve takrirleri ayrı bir öneme sahip olur ve bulunmaz bir nimet haline gelir. Dünyadan göçmüş büyükler ve onlardan sadır eserler elbette kıymetlidir. Ancak unutulmamalıdır ki o eserler yaşanılan zamanın deminden süzülen hikmetlerdir. Bu hikmetler insanın olgunlaşmasında ser levhalardır. İstifadesi yüksek metinlerdir. Ancak bu eserler tabir caiz ise kutu süt hükmündedir. Zamanın hikmetleri kitaplaştırılıp muhafaza altına alınmıştır. Bu zamanda yaşayan insan-ı kamillerden sadır olan sözler, fiiller ve takrirler ise anne sütü mesabesindedir. Malum anne sütüyle beslenen çocuklar gürbüz olurlar. Bağışıklık sistemleri güçlü olur. Dış mikroplara, hastalıklı akım ve ideolojilere karşı güçlü bağışıklığa sahiptirler.
Tasavvufta sohbet, insanın kemalâtında vazgeçilmez unsurdur. Hâcegân büyükleri bizim yolumuz sohbet yoludur buyurmuşlardır. Hakeza sahabe “sohbet” kökünden gelir. Sohbet, Allah Rasulünün ﷺ metodudur. Sohbet ile insana çok noktalı vuruşlar olur. Söz ile kulağa ilmî bilgiler verilir. İnsan-ı kâmilin nazarı dediğimiz kimya ile insana tabir caiz ise bir enerji, kâmilin halinin yüklenmesi olur. İnsan-ı kâmil, Cenab-ı Hakta fani olduğu için onun bakışı ve nazarı Cenab-ı Hakkın zaatının tecelli ettiği en yüksek yerdir. Yine İnsan-ı kâmil, sözünün içerisine ısı koyarak kalbe, sözle birlikte muhabbetullahı da gönderir. Aynı ortamı paylaşan insan bu sebeple çok noktadan irşad olur.
Tasavvuf kitaplarına bakıldığında format olarak genelde sohbetlerin yazıya dökülmüş haliyle karşılaşırız. Bu tarz kitaplar günümüz açısından da elbette önemlidir. İçerisinde İnsan-ı kâmilin yukarda saydığımız diğer hususları olmasa bile sözle insana istikamet çizer. Kişiye özel tavsiyelerde bulunur. Zamanın hastalıklarının teşhisinde ve tedavisinde yardımcı olur. Ancak içerisinde bulunduğumuz zamanın hastalıkları, teknolojisi, teşhisi ve tedavisi farklıdır. Geçmiş büyüklerimizin sohbetleri ve insanların geçmiş halleri bugünün modern irşadına temel oluşturur. Kemalât, tıpkı teknoloji gibidir. Durmadan ilerler. Zamanın insan-ı kâmilinin de kemâli ve tekniği de durmadan ilerler. Nasıl ki bugünün tekniği dünkü çalışmaların meyvesi ise zamanın kemâlatı da dünün meyvesidir, dünün tohumunun hasatıdır.
Bu bağlamda mektûbât (mektup) kültürü, tasavvufun klasik uygulamalarından belki de en eskilerindendir. Birçok Hak dostunun “Mektûbât” isimli eserine rastlamak mümkündür. Zira mektuplaşma da bir sohbet türüdür. Dünün mektuplaşma kültürünün yerini bugün sosyal mecralar, elektronik iletiler, whatsApp mesajı ve sosyal ağlar almıştır. Zamanın irşadı zamana göre olmalıdır. Bu sebeple geçmiş uygulamaların özü ve hikmeti bozulmadan irşad metodları, zamanın insan-ı kâmili tarafından yeniden tanımlanmalı ve yorumlanmalıdır. Tıpkı bal gibi tıpkı fırından çıkan sıcak ekmek gibi. Zamanın kâmili Cenab-ı Haktan aldığı taze hikmeti sıcak mis kokulu ekmek gibi fırından çıkarmalı ve ortaya koymalıdır. Göğsünden çıkan sıcak, taze, anne sütü mesabesindeki hikmetleri emsalsiz değerdedir ve bugünün insanının gerçek ihtiyacıdır. Dertlere deva hasta kalplere şifa hükmündedir. Etrafta kol gezen zararlı mikroplar dediğimiz akım ve ideolojilere karşı koruma kalkanıdır.
Unutulmamalıdır ki hikmet gibi virüs de kendisini geliştirmekte ve bağışıklığı kırmaya çalışmaktadır. Eski aşıların yeni virüslere faydası olmadığı malumdur. Yeni virüslere karşı zamanın insan-ı kâmilinin yeni geliştirdiği aşılar şarttır. Eski aşı tutuculuğu yerine eski tücrübelerle yeni aşısını geliştirebilen manevi doktorlar dediğimiz insan-ı kâmiller elzem önemdedir. Bunlar youtube ve benzeri sosyal mecralarda aranmamalıdır. Zamanımızda yok denecek kadar azdır ve tiryak hükmündedir.
Memleketin, milletin ve ümmetin gerçek ihtiyacı bu gibi insanlara ve bu gibi insanlardan sadır olan hikmetleredir. İhtiyaç had safhadadır. Hastalık buradadır. Teşhis budur, tedavi buradan olacaktır. Düşülen yer burasıdır. Kalkılacak yer de buradan olacaktır vesselam…
Hâce-i Hâcegân
Hâce Turâbul Akdem
Hâcegân Vakfı Genel Başkanı
